Tom Clancy’s Rainbow Six Vegas 2
Tür:Taktik FPS
Yapımcı:Ubisoft Montreal
Dağıtımcı:Ubisoft
Platform:PC,PS3,Xbox 360
Web:http://rainbowsixgame.us.ubi.com/vegas2/
Çıkış tarihi:Çıktı
Multiplayer:Online/LAN/Coop
Yaş sınırı:16+
Alternatif:SWAT serisi
Madya:Double Layer DVD
Engine:Unreal Engine 3
Video:http://www.worthdownloading.com/game.php?gid=3068
Tom Clancy’s Rainbow Six: Vegas ın bitti yerden devam edicek oyunda bu sefer ekibimiz Sin City ÅŸehrinde yeni ve geliÅŸmiÅŸ
taktiklerle mücadele verecek…Â


SWAT: Target Liberty
 SWAT, piyasaya çıktığı ilk günden beri tüm platformlarda dikkatleri üzerine çekmeyi başaran bir yapım. Hatta mazisinin oldukça eski ve taktik FPS � gizlilik - aksiyon tarzındaki oyunlar arasında ilk sıralarda olduğu söylenebilir. Bu defa Target Liberty başlığı altında PSP�de boy gösteriyor. Sevilen yapım bakalım bu konsolda sükuneti sağlayabilecek mi?
Yapım pek de güçlü olmayan bir hikayeye sahip. Takım kaptanı olarak Kurt Wolfe�u yönettiğimiz oyunda, iki memurumuz New York şehrindeki iki rakip Koreli gangster arasında kalır. Bitmedi! bununla birlikte Central Park�da ekibiniz ve terörist gurup arasında yaşanan bir çatışma ve alanın nükleer tehlikeyle karşı karşıya gelmesi de söz konusu olur. Nükleer bir tehlike ile neden yalnızca sizin takımınızın savaş verdiği ise merak konusudur. Böylece belli bir ana hikaye yapısından çok olaylar silsilesinden bahsetmiş olduk. Zira daha sağlam bir hikaye yapısı mevcut değil. Gizlilik - aksiyon tarzındaki yapımda tepeden görüş açısı ile Kurt Wolfe�u analog kol ile kontrol ediyoruz. Tahmin edeceğiniz gibi takımımızın geri kalanını oluşturan iki memurda peşi sıra bizi takip etmekteler. Şunu belirtmeliyim ki karakterler FPS tarzındaki SWAT�ta olduğu kadar hızlı ve seri hareket edememekteler. Bu nedenle çok seri bir oyun beklemek yanlış olacaktır.
Build-a-lot
 Bazı oyunlar vardır ki ne mükemmel grafiklere, ne de son teknoloji ürünü içeriğe sahip olsun. Bununla birlikte bir o kadar da sevilir ve bağımlılık yaparlar. Sebebini anlamak için çok dikkatli bakmaya da gerek yoktur; fazla kafa yormadan oynamak ve salt eğlence onları çekici kılar. Build a Lot, tıpkı Zuma�da da olduğu gibi, ofislerin hantal bilgisayarlarında dahi çalışabilecek yapıda olan ve bağımlılık yapma özelliği ile uzun süre size oyalayabilecek bir yapım.
Build a Lot, belki çok çok güzel bir oyun değil, ancak basitliği ve eğlencesi ile 2007 yılı Action/Arcade oyunları birinciliğini kazanmış. Yapımda bir hikaye yerine daha çok tema bulunuyor. Oyunun teması ise emlak alıp, emlak satmak ya da sıfırdan ev inşa edip bu işten para kazanarak olarak özetlenebilir. Build a Lot; Career ve Casual olmak üzere iki ana moddan oluşuyor. Casual modu, açık olan mahallelerde özgürce oynamanıza ya da belli görevleri yerine getirmeniz şeklindeki içeriğe sahip. Aynı zamanda internet üzerinden en iyi skorları bilgisayarınıza çekerek, diğer oyuncular ile rekabet etmenize de olanak vermekte. Career (Kariyer) ise eğitim ile başlayan ve sekiz ana mahallede farklı görevleri yerine getirmeye çalıştığınız bir mod. Eğitimde nasıl müteahhitlik yapacağınızdan, nasıl iyi bir emlakçi olacağınıza kadar alıştırmalar içeren bilgiler veriliyor. Eğitim boyunca bize eşlik eden mahalle başkanı, başarı ile bitirilen bölüm sonunda temsili altın anahtar ile bizi ödüllendiriyor ve böylece asıl oyuna adım atmış oluyoruz.
Lost: Via Domus
rtık herkesin bildiği üzere (sokaktaki çocuktan, yan sokaktaki manava kadar) Lost, talihsiz bir uçak kazası sonucu ıssız bir adaya düşen gariban yolcuların serüvenlerinin anlatıldığı güzide bir dizidir. İlk etapta �vay, ovvv, adaya bak� şeklinde ilerlese de dizi ilerleyen zaman içinde türlü türlü entrikalar, çatışmalar, felsefik yaklaşımlar, metafizik olaylar gibi beyin sömüren bir duruma bürünüyor. An itibariyle 4. sezona ara verilmiş durumda (24 Nisan itibariyle devam edecek dizi) ve bende bu aradan istifade �dur bir de oyununa bakalım şu haylazın� diyerek atladım üzerine. Bakalım dizinin içerdiği tüm bu derinliğin ne kadarını monitörün içinden bize yansıtabilmişler.
Oyunumuz yemyeşil ağaçlar içinde yerde bayılmış bir şekilde yatan Elliott�un uyanması ile başlıyor. Lost�un kendine has �göz bebeğine gir ve aniden uzaklaş� tavrı oyunun ilk saniyesinde bize merhaba diyor. Kimdir bu Elliott? İşte oyunun sırtını dayadığı esas soru bu. Hepimizin merakla arkalarındaki sırları öğrenmeye çalıştığımız onlarca karaktere ufacıkta olsa cevap vermek yerine, kim olduğunu hatırlamayan Elliott�un kendini bulma mücadelesini yönetiyoruz. Kaza sonucu hafızasını kaybeden karakterimiz adaya düşmeden evvel foto muhabirliği yapıyormuş. Bizde tüm oyun boyunca hafızasındaki eksik parçaları birleştireceğiz ve bunu yaparken de diziden aşina olduğumuz isimlere selam vereceğiz sadece.

Waaaaaaaaaaalllttttttt!!!!
Düştüğümüz bölgeden kurtulup sahile geldiğimizde oyun yavaş yavaş amacını göstermeye başlıyor. Uçak düşmüş, etrafta yaralı insan (evet insan çünkü etrafta bir yaralı var onu da jack kurtarmaya çalışıyor işte) ve dizi karakterleri sağa sola serpiştirilmiş. Heyecanla bu karakterlerin yanına gidip konuşmak istediğinizde oyunun ilk falsosu ile karşılaşıyorsunuz; diyalog sistemi. Sanırım önceden hazırladığımız soruları işimiz yokmuş gibi herkese soruyoruz ancak kimseden adam gibi cevap alamıyoruz. Ada sakinleri ya bizi tersliyor ya da anlamsız bir cevap veriyor. Aldığımız cevaplar o kadar özensiz ki sorduğunuza soracağınıza pişman oluyorsunuz. Üstelik soruyu sorduğumuz kişi konuşarak cevap verirken biz susarak sorularımızı soruyoruz. Hayır anlamadığım şu, adaya düşüşümüzün daha ilk saniyeleri, herkes şaşkın herkes dumur, böyle bir durumda ne diye herkes bizi azarlıyor kardeşim? Hepiniz birbirinizi tanıyorsunuz da bizim mi haberimiz yok? Ya da �lan olm bu herif dizi de yok ha sallayın gitsin muhatap bile olmayın� diye sözleştiniz mi? Örneğin Michael�ın yanına gidiyoruz �hacı naber?� diyoruz herif bize �Git ulan başımdan. Waaaalllttt� diye cevap veriyor. Densiz herif�
Assassin’s Creed

slında her ÅŸey bir gaz bulutuyla baÅŸladı. Ama o kadar gerilere gitmeye gerek yok. Jordan Mechner’in, kardeÅŸini etrafta koÅŸturup sonra da bunları kameraya çekmesinden ve böylece motion capture’ın temellerini atmasıyla doÄŸan ilk Prince of Persia’dan da baÅŸlasak gayet yeterli olur. Bilgisayarların muhasebe makinaları olarak görüldüğü bir zamanda piyasaya çıkan PoP, bünyelerde (ve kaçınılmaz olarak mesai saatlerinde) bomba etkisi yaptı ve oyunları bugünlere getirecek olaylar zincirinin ilk halkalarından biri oldu.
Elbette, doksanlardan bu yana oyun sektörü inanılmaz büyüdü. Artık ufak, amatör yapımların yerini, binlerce kiÅŸinin ekmek parasını çıkarttığı sanat eserleri alıyor. Oyuncular daha gerçekçi ve daha eÄŸlenceli oyunlar istemeye baÅŸladı ki bu da bizi Assassins’s Creed’e getiriyor. Sizi oyunun benzerine az rastlanır büyüsü olduÄŸuna ikna etmeye çalışmadan önce tek bir ÅŸey söylemek istiyorum. Kendinizi Kudüs’ün en yüksek minaresinden aÅŸağı bırakıp son onda bir tahta parçasına tutunarak tüy gibi yere indiÄŸinizde, oyun oynamayı neden hala sevdiÄŸimizi tekrar hatırlayacaksınız. Evet, AC böyle bir sihre sahip.
Aslında PS3′te, Can ile suyunu çıkarttığımız bir oyunu, sıfırdan PC’de oynamak beni birazcık sıktı. Bunun nedeni ise AC’nin belli bir yerden sonra kendini tekrar etmesi. Ama yine de bunlar, ekranlarımızda görmek istediÄŸimiz tekrarlar efenim. Çünkü ilk Leap of Faith’ten sonra etrafınıza bakındığınızda insanların size “Ah yavrucak, delirdi herhalde” demesinden tutun da, Kudüs’ü ilk kez gördüğünüzde çenenizin düşmesine kadar AC, gerçekten çok güzel bir oyun. Fakat Jade Raymond’un gözlerini kırpıştırıp da söylediÄŸi gibi de hayatımızı deÄŸiÅŸtirecek “O” oyun, bu deÄŸil. Nedenlerine nasıllarına gelin birlikte bakalım.
Gizli hançer, hangi koldaydı yahu?
AC, pek çok oyunun kendine has özelliklerini aynı potada eritmeye çalışmış ve bunda da kısmen baÅŸarılı olmuÅŸ bir yapım. Oyundaki üç ana ÅŸehir olan Kudüs, Åžam ve Akka’nın içinde ya da aralarındaki topraklarda rahatça atınızı koÅŸturabilmek, ufak maceralara atılmak, ÅŸehirlerdeki yan ve mini görevler, yani genel olarak oyunun serbest yapısı GTA’ya, duvarlarda koÅŸup kılıç çekerek etraftakilere kök söktürmek yeni jenerasyon PoP’lara ve suikastlerin giriÅŸ, geliÅŸme, sonuç kısımları ise tabii ki Hitman serisine benziyor. Sands of Time’ın yapımcısı Ubisoft Montreal, bu özellikler ile kendi fikirlerini harmanlayarak çoÄŸu yönüyle etkileyici, ama bazı açılardan da sınıfta kalan bir oyun sunuyor bizlere. Çünkü her ne kadar gizliliÄŸe ve planlamaya dayansa da, tek tuÅŸluk harika karşı-ataklar ile oyundaki herkesi harcamanız o kadar kolay ki, erkekliÄŸin onda dokuzu ve oyunun özü olan kaçmak, dövüşlerin rahatlığı yüzünden ikinci plana atılıyor.

Brothers in Arms: Hell’s Highway

ardeşler takımı ile tanışmamızdan bu güne kadar geçen süreye, bu süre içerisinde çıkan diğer yapımlara baktığımda görüyorum ki, beni gerçekten etkileyen başka bir taktik-savaş oyunu oynamamışım. Tamam Call of Duty 4 fazlasıyla başarılıydı , her duyguyu yansıtabilmişti biz oyunculara. Ama nedendir bilinmez, Brothers in Arms, dilimde çok daha farklı, tok bir Lider olmayı hiç istememiştim
GeçmiÅŸin en unutulmaz ve kapsamlı operasyonlarından birinde görev alacağız bu sefer, Market Garden Operasyonu. 101. Hava Tümeni’ne dahil bir grubun lideri olarak, Matt Baker ismine bürünüyoruz tekrar, lider olmayı hiç seçmemiÅŸ olan liderimize. İlk oyundaki can dostumuz, ikinci oyunun kahramanı Joe “Red” Hartsock ve tanıdık birçok isim ile birlikte, bize verilen görevleri, en az kayıp ile tamamlamaya ve baÅŸarılı olmaya çalışacağız. KardeÅŸlik duygusunun belki de en üst safhalara taşınacağı, geri dönüşün olmayacağı bir yola sürükleniyoruz Hell’s Highway ile, adından da anlaşılacağı gibi. Peki bu oyunu diÄŸerlerinden ayıran özellikler ve yenilikler neler?
İlk

GTA 4
 100 üzerinden 99 la gelmiş geçmiş EN İYİ oyun!
Genel : 99
Grafik : 97
Ses : 100
Oynanabilirlik : 99

100 milyon dolarlık dev bir yapım, gelmiş geçmiş en iyi oyunlardan biri olabilir mi?
Kimse o tepeden görünüşlü, araç çalıp ortalıkta gezindiÄŸiniz, suç iÅŸlediÄŸiniz bir oyunun bu kadar büyüyeceÄŸini düşünmemiÅŸtir. İlkinin üzerinden tam 11 yıl geçti. Yapımcılar iÅŸin ucunu bırakmadı ve her seferinde bizleri ÅŸaşırtmayı, içeriÄŸi zenginleÅŸtirmeyi baÅŸardılar. Åžu an elimizde GTA 4 var. Birçok otorite tarafından tam not alan, neredeyse kusursuz denen yapım. Acaba öyle mi? Niko Bellic ve kuzen Roman’ın Amerika rüyası Åžehir dediÄŸin böyle olur iÅŸte
Çağımızın hastalığı: Cep telefonu GTA serisi hiç bu kadar ciddi olmamıştı Beyfendi şuraya üfler misiniz?
Son Sözler |
TrackMania Nations Forever

    GeçtiÄŸimiz yıllarda bilgisayarlarımıza ücretsiz olarak misafir olan TrackMania Nations yine kapımıza dayandı. Devam niteliÄŸindeki TrackMania Nations Forever oyunculara yine ücretsiz olarak sunuluyor. Nadeo tarafından geliÅŸtirilen oyunda yeni bir çok yol, araç ve görev bulunuyor. Çoklu oyuncu (multiplayer) modu ile oyunculara bir çok seçenek sunan oyunu kaçırmamanızı öneririz. EÄŸer oyun piyasasında yeni bir “Araba Yarışı ” çıkmadığı ÅŸu günlerde biraz eÄŸlenmek istiyorsanız, 500 Mb boyutundaki TrackMania Nations Forever’ı aÅŸağıdaki linkten indirip oynayabilirsiniz.



http://www.gamershell.com/download_24766.shtml
veya
http://files.filefront.com/TrackMania+Nations+Forever+Free+Full+Game/;10013754;/fileinfo.html
(Not: Filefront sunucusundan indirmenizi tavsiye ederim.)
Street Fighter 4
Final Fantasy XI

Önemli oyun serileri denilince akla gelebilecek en önemli yapımlardan biri olan Final Fantasy’nin “XI 2008 Edition” sürümü Avrupalı oyuncular için de PC ve Xbox 360 platformlarına geliyor. Paket içerisinde; “Rise of the Zilart”, “Chains of Promathia”, “Treasures of Aht Urghan” ve en son çıkan “Wings of the Goddess” isimli 4 ek paket de yer alıyor.
LEGO Indiana Jones

Lucas Arts, Traveller’s Tales tarafından geliÅŸtirilen aksiyon oyunu LEGO Indiana Jones: The Original Adventures’ın yeni videosunu yayımladı. Oldukça eÄŸlenceli bir yapıya sahip olacak oyunun videosu ile sizleri baÅŸ baÅŸa bırakıyoruz.
İzlediÄŸiniz videoyu isterseniz bu adresten, HD videosunu ise bu adresten bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Indiana Jones and the Raiders of the Lost Ark, Indiana Jones and the Temple of Doom ve Indiana Jones and the Last Crusade filmlerini konu alacak oyun PC, PS3, Xbox 360, Wii, NDS, PS2 ve PSP platformları için Avrupa’da 6 Haziran 2008 tarihinde, Kuzey Amerika’da ise 3 Haziran 2008 tarihinde piyasaya sürülecek. Oyunun demosu ise 13 Mayıs’ta yayımlanacak.
Project Origin

Monolith Productions, FPS oyunu F.E.A.R.’ın devamı Project Origin’in yeni videolarını ve ekran görüntülerini yayımladı. PC, PS3 ve Xbox 360 platformları için hazırlanan ve 2008 yılının Sonbahar ayları içerisinde piyasaya sürülmesi beklenen oyunun videoları ile sizleri baÅŸ baÅŸa bırakıyoruz.
İzlediğiniz videoyu isterseniz bu adresten, HD videosunu ise bu adresten bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
İzlediğiniz videoyu isterseniz bu adresten, HD videosunu ise bu adresten bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
İzlediğiniz videoyu isterseniz bu adresten, HD videosunu ise bu adresten bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
İzlediğiniz videoyu isterseniz bu adresten, HD videosunu ise bu adresten bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Oyunun yayımlanan yeni ekran görüntülerine ise bu adresten ulaşabilirsiniz.
StarCraft II

Blizzard Entertainment, geliÅŸtirmekte olduÄŸu RTS oyunu StarCraft II’nin yeni ekran görüntüsünü yayımladı. İlk oyunda olduÄŸu gibi 3 ırkı (Protoss, Terran ve Zerg) yöneteceÄŸimiz oyunun yeni ekran görüntüsünü sizlere sunuyoruz.

StarCraft II’nin 2008 yılı içerisinde çıkması bekleniyor.












