REKLAMI KAPAT REKLAMI KAPAT

Oyun indir,Oyun download,indir oyun,Bedava Oyun indir,full oyun download

28 Ara

Dementium: The Ward

oyun indir: Dementium: The Ward oyun indir Oyun Hileleri

Dementium: The Ward
Dementium: The Wardintendo DS için geniş bir oyun çeşidi olduğunu söylersek sanırım yanılmayız. Her türden yapımın, her türden insan için yer bulabildiği bu ufak konsolun belki de zaman içindeki tek eksiği gerçek anlamda oyuncuya korkuyu hissettirecek ve DS’in olanaklarını sonuna kadar kullanacak bir oyundu. Uzun süredir yapımına devam edilen Dementium: The Ward’ın yayımlanan video ve ekran görüntüleri ise bu açığı kapatacak kapasiteye sahip olduğunu gösterir gibiydi. Ama ne yazık ki paçaları çok erken sıvadığımızı ancak oyunu edindiğimizde anladık. Neden mi?

Neden yaptın bunu?

Dementium, kendi dalındaki birçok korku oyunundaki gibi ve ne yazık ki hastanede başlıyor. Aslında yapımcıları da suçlamamak lazım. En çok kan ve ölü bulunabilecek bir ortam sonuçta hastaneler…Karakterimiz ne zaman ve nereden geldiğini hatırlamayan, uyandığında kendini yalnız başına bir odada bırakılmış olarak bulur. Her taraf kan ve rutubet (Ehh, yapmış adamlar) içindedir. Hastanenin hemen terkedilmesi anonsları içinde hafızamızı tazeleyecek birkaç ip ucu ararken bırakılan ufak not ile başlar maceramız, ‘Neden yaptın bunu?’. Tecrübeli oyuncular bu notun ne anlama geldiğini çabucak anlayacaklardır eminim. Koridorlarda dolaşmaya başladığınızda etrafın fazlasıyla sessiz ve sizi nedensiz yere öldürmeye çalışan yaratıklarla dolu olduğunu anlarsınız. Bundan sonra tek yapmanız gereken ise bu sözde hastaneden bir an önce ve canlı olarak çıkmaktır. Fakat bu hiçte kolay değil.

Oyunumuz bir FPS/korku/macera oyunu. Silent Hill’da olduğu gibi, birbirinden farklı bulmacaları çözerek, doğru yolu bulmaya çalışıyoruz.. Ama onun kadar ‘açık’ olduğunu söylemek zor. Dementium oyuncuyu genelde kapalı mekanlara alıştırmaya çalışan bir yapım. Kilitli kapılar, mesajlarla dolu duvarlar, kırık, dökük tuvaletler ve odalar, sonu gözükmeyen koridorlar. Korku teması ise bilinmeyene ve karanlığa saklanmış şekilde. Oyuncuya verilen ‘yalnızlık’ hissi fazlasıyla etkileyici. Bu yüzden, ne zaman ne ile karşılaşabileceğinizi pek kestiremiyorsunuz. Çoğunlukla tek yoldan ilerlemek zorunda kalsanız da, önünüze gelen kapıyı açıp açmamak konusunda tereddüt edeceğinizi garanti edebilirim. Etrafa yerleştirilmiş bulmacalar ise önceden gördüklerimize benzer nitelikte. Ufak notlarda yazılan sırlar, gizli yerlere saklanmış anahtarlar hiç de yabancı gelmiyor değil mi?

Dementium: The Ward

Oynanış olarak ise yeterince kullanıcı dostu bir düzeyde. Yön tuşları ile hareket ederken, kalemimizle alt ekranda mouse görevini devralıyoruz. Sol omuz tuşu ile de saldırı fonksiyonu sorunsuz çalışıyor. Yalnız bu türe alışkın olmayanlar için birkaç dakika zorlu geçecektir. Özellikle bir yere yaslamadan oynadığınız zamanlarda hafif el ağrıları çekmeniz olası. Ekran dağılımı ise birçok FPS yapımındaki gibi. Üst ekranda karakterimizi takip ederken, alt ekranda hem onu yönlendiriyor, hem de not defteri, harita ve eşya çantamıza giriş yapabiliyoruz. Not defterini Hotel Dusk’ta da örneğini gördüğümüz gibi kendi el yazımızla doldurmamız mümkün. Harita ise girdiğimiz ya da kilitli kapıları hafızasında tuttuğu için böyle bir tür için gayet yeterli.
Eşya ve silah konusunda ise bazı eksikleri olsa da yerinde kararlar alınmış. Tanıdık birçok isim karşılıyor bizi Dementium’da; El feneri, pistol, pompalı, makinalı, demir testere gibi. Hepsinin kendi tepkimeleri var ve verdikleri hasar da tahmin edebileceğiniz gibi farklı boyutlarda. Yalnız oyuncuyu bir hayli zora sokan bir konu söz konusu. Öncelikle çantanızda kesinlikle mermi ya da can paketi taşıyamıyorsunuz. Merminiz bittiğinde ya da yaralandığınızda, etrafta rastladıklarınızla idare etmek zorundasınız. İlk başlarda göze pek batmayan bu durum, yaratıkların zorlaşması ile birlikte can sıkıntısı vermeye başlıyor. O yüzden size tavsiyem, çok mecbur kalmadıkça dövüşmemeniz. Eğer savaşacaksanız da doğru silah seçimi yapmaya özen gösterin. Yoksa büyük mermi ve can açlığı çekmeniz olası.

Dementium: The Ward

Toplam 16 bölümden oluşan Dementium’da birbirinden zorlu ve sıkıcı birçok düşmanla karşılaşacaksınız. Zorlu, çünkü merminizi harcamak istemiyorsunuz. Sıkıcı, çünkü pek fazla çeşitli değiller. Bir süre sonra seslerinden ‘yine mi sen’ demeye başlıyorsunuz. Bir yere kadar sabır ve kararlılıkla ilerlerken ‘belki önceki odada almadığım birşey vardır’ deyip geri döndüğünüzde ise oyunun en ‘olmamış’ yanı ile karşılaşıyorsunuz; Yaratıklar tekrar doğuyorlar. Sadece eşya için değil, kilitli bir kapıyı açmak için geri dönmek bile zaman geçtikçe işkence haline dönüşüyor. Genelde 2D oyunlarda tercih edilen bu yöntem hangi akıl ile bu tür bir yapıma eklenmiş açıkçası anlamakta zorlanıyorum. Neyse diyerek görmezden gelmek istediğinizde, bu sefer başka bir handikap ile karşılaşıyorsunuz. Oyunun kaydetme sistemi tamamen kullanıcıyı soğutmak üzere kurulmuş. Şöyleki, her kapıdan girdiğinizde otomatik olarak bir save yapılıyor. Bu save, DS’i kapatıp açtığınızda ya da ‘Save&Quit’ dediğinizde işe yarıyor. Ancak oyun sırasında ölürseniz tüm bölümü baştan oynamanız gerekiyor. Bazı bölümlerin neredeyse 1 saati bulduğunu da eklersek, bu durum cidden içinden çıkılmaz bir hal alıyor.

Gönlümü almayı iyi biliyorsun

Dementium’u oynattıran belki de en önemli artıları grafik ve sesleri. Oyun süresince gördükleriniz DS’in neler yapabileceğinin açıkça bir göstergesi niteliğinde. Mekan çeşitliliği konusunda çok zengin olduğu söylenemez. Ama geçtiği ortamların bu ufak ekranlara yansıtılmaları hayli başarılı. Özellikle karanlık bir odada, ışıktan yoksun bir şekilde oynarsanız, görsel olarak neler barındırdığını daha net görebilirsiniz. Ara videolara gösterilen özen ise takdir edilesi düzeyde. Bu etkileyici görselliği destekleyen diğer bir ayrıntı ise sesleri ve müzikleri. Piyano tonları ile hazırlanmış ürkütücü müzikleri, atmosferi tamamlayan en önemli etmenlerden biri. Hiçbir ayrıntıdan kaçınmayan yapımcılar, bu açıdan bekleneni sonuna kadar veriyor. Yalnız size tavsiyem kesinlikle kulaklıkla oyanamanız. Bu sayede Dementium’dan aldığınız zevk iki katına çıkacaktır.

Eğer yapılan yanlış tercihler olmasaydı (Yeniden doğan düşmanlar, mermi ve can paketi taşıyamama, düşman çeşitsizliği…), potansiyel olarak hayli yüksek bir yapımla karşılaşmış olacaktık. Dementium: The Ward, genel olarak sabırlı olmayı seven ve kolay kolay sinirlenmeyen oyuncular için yapılmış. Güzel grafikli, etkileyici atmosferi ile türe yatkın olanları yolculukları sırasında sıkılmamalarını, belki de biraz olsun korkmalarını sağlayacak bir oyun, daha fazlası değil. Herkes kendine iyi baksın.

No tag for this post.

Benzer Oyunlar

oyun indir
oyunun yollanis tarihi Cuma, Aralık 28th, 2007 1:24 am kategorisi Aksiyon, Macera, PC . -- RSS 2.0--- .

oyun indir: oyun indir Dementium: The Ward oyun hileleri

 

Leave a Reply

Oyun indir,Oyun download,indir oyun,Bedava Oyun indir,full oyun download is is proudly powered by Wordpress
Bilgisayar Ogren Oyun indir yukle gta4 game download demo Oyun indir Oyun indir oyun videosu Full Portal Computer Full Oyun indir Oyun indir Oyun indir Oyun indir Oyun indir oyunlar indirin Oyun indir Lost, Lost izle Ekonomi Haber

Oyun indir \/ Bedava Oyun Download
Oyun indir Video Games
TOPlist hosting
Toplist
World of Warcraft free servers World of Warcraft free servers
Games

Dementium: The Ward oyun indir

,Dementium: The Ward bedava oyun indir,Dementium: The Ward bedava oyun,Dementium: The Ward oyun oyna,Dementium: The Ward online oyun,

Dementium: The Ward oyun hilesi

,Dementium: The Ward hileleri,Dementium: The Ward oyun yukle,Dementium: The Ward online games,Dementium: The Ward rapidshare oyun indir,Dementium: The Ward oyun download,Dementium: The Wardgame download,Dementium: The Ward oyununu indir,Dementium: The Ward full indir,

Dementium: The Ward tek link oyun indir

,Dementium: The Wardhemen yukle oyunlar indir

Sitemizde hicbir sekilde illegal icerik yayinlanmamaktadir. indirdiginiz oyunlari kesinlikle virus taramasindan gecirdikten sonra yukleyiniz. Olusabilecek problemlerden sitemiz sorumlu tutulamaz.