MotoGP: Ultimate Racing Technology 3
Havaların soğumasıyla birlikte oyun piyasası da hareketlenmeye başladı artık. Firmalar
| her zaman olduğu gibi yılın en iyi oyunlarını sona saklıyorlar. THQ sıkıntılı geçen yaz aylarından sonra bize ilaç gibi gelecek bir oyunu piyasaya sürmüş; “MotoGP: Ultimate Racing Technology 3″ Tek CD’den oluşan oyunu kolay bir şekilde kuruyoruz, oyunun 950Mb yer kapladığını görüyoruz. Ve masaüstündeki kısayola tıklatarak oyunu açıyoruz. Nedense bana Colin Mcrae Rally’i anımsatan türde motorsiklet yarışlarından alınan kazalar ve çeşitli görüntüleri izliyoruz. Kendimize bir profil yarattıktan sonra, şöyle bir klasik tabiriyle “quick race”i seçiyoruz ve motor seslerine bırakıyoruz kendimizi. Büyük ihtimalle ilk yarışta sıkça motorun kontrolünü kaybedeceksiniz. O yüzden “training” bölümünü oynamanızda yarar var. Bu bölümde bize oyundaki bazı ince noktaları öğretmeyi hedeflemiş THQ, ancak hepsini keşfetmeniz için oyunu epeyce bir oynamanız gerekli baştan söyleyeyim. Burada benim dikkatimi çeken şey ve eğer uygulamazsanız dönüşlerde epey zorlanacağınızı söyleyeceğim motorun arka lastiğini kaydırmaya yarayan kombinasyon oldu. Oyunda “Z” ve “X” tuşlarına kullanarak motorun hem ön hem de arka frenini kullanabiliyoruz ve bu oyundaki gerçekçiliği oldukça arttırıyor. Bu iki tuş sayesinde rakiplerinizden çok daha hızlı girdiğiniz bir virajı kolaylıkla alabiliyorsunuz. Ancak birkaç yüz milisaniyelik bir gecikme motorsikletle beraber havalanmanıza neden olabiliyor. Yukarıda motorsiklet seslerinden söz etmiştim, açıkçası sağlam bir hoparlör sisteminiz ve EAX destekli bir ses kartınız varsa oyundan alacağınız zevk ikiye katlanacaktır. Çünkü sesler gerçekten çok ustaca yerleştirilmiş oyuna. Tekrar kontrollere dönersek oyunda “F” ve “G” tuşlarını kullanarak sürücümüzün motorsikletin önüne ya da arkasına yüklenmesini sağlayabiliyorsunuz. Eğer ön tarafa doğru eğilirseniz motorsiklet normal sürüşe nazaran biraz daha çabuk hızlanıyor ve motorsiklet yere biraz daha sağlam tutunuyor. Eğer tam tersine geriye doğru yaslanırsanız, bu sefer de daha çabuk yavaşlıyorsunuz. Oyunda çok hoşuma giden bir başka özellikte dönüşleri nasıl almanız gerektiğini gösteren bir “practice” modu içermesi oldu. Hangi viraja kaçla girmeniz gerektiğini buraya bakarak ayarlayabilirsiniz. MotoGP 3′ün ismine Ultimate Racing eklenmesinin bir nedeni de sadece Grand Prix değil, aynı zamanda Extreme isminde başka bir modu daha olması. Aslında Extreme 600, Extreme 1200 gibi başka modlarla oyun oldukça zenginleştirilmiş. Carrer Moduna girdiğinizde, size bir miktar para veriliyor ve bu parayı kullanarak kendinize bir motor alıyorsunuz. Bu modla oyuna Underground havası eklenmiş çünkü, yarışlarda elde ettiğiniz derecelere göre para, upgrade puanı gibi başka şeyler de kazanıyorsunuz. Bu upgrade puanı olayına değineceğim daha sonra. Aldığınız motora yarışlardan kazandığınız para ile çeşitli özellikler ekliyorsunuz. Toplamda 7′yi bulmayan Upgrade seçenekleri arasından her biri için üç farklı derece var. Ve bunlarla, frenlere abs sistemi takabiliyor, turbo sistemine nos ekleyebiliyor, yol tutuşunu arttırabiliyorsunuz örneğin. Yine bir diğer dikkat çeken özellik upgrade puanları, bu puanlar sayesinde, motorunuzun hızlanmasını, en yüksek hızı, dönüş özelliğini, frenlerini yükseltebiliyorsunuz. Belirli aralıklarla size kazandığınız yarışlar sonucunda 5 puan veriliyor. Bu puanları dikkatli bir şekilde sözünü ettiğim upgradeler için harcayabiliyorsunuz.
Oyunun geçtiği Grand Prix pistleri olsun, Extreme modundaki diğer pistler olsun gerçekten görsel açıdan oldukça zengin ve size göz ziyafeti sunacak derece güzeller. Yol kenarlarında seyirciler olmasa bile polis arabaları gibi başka şeylerle zenginleştirilmiş. Özellikle de Extreme modundaki pistler gerçekten çok çok güzel mekanlarda geçiyor. Dağ yolları, otobanlar, şehir içindeki caddeler, deniz kıyıları, göller zaten oyundaki su efektleri bile başlı başına bir hayranlık uyandırıyor insanda. Asfaltın, özellikle yüksek çözünürlükteki gerçekçi dokusu, hızlandığınızda etrafın flulaşması ve en güzel tarafı da bu efektlerin diğer oyunlara nazaran çok fazla bir sistem istememesi oldu. Sürücümüzün özelliklerini de belirleyebiliyoruz, giyeceğimiz kaskın rengini, desenleri, taşıyacağımız amblemi, motorun üstündeki sayısız ayrıntıyı, sürücünün kıyafetini, farklı renkler, desenler yada amblemler kullanarak belirleyebiliyoruz. Size oyunda para kazandığımızdan bahsetmiştim. Kazandığınız bu parayla yeni ve daha yüksek beygir gücüne sahip güçlü motorlar alabiliyorsunuz ve eski motorunuzu da çok düşük sayılmayacak bir fiyattan satabiliyorsunuz. Yaptığınız upgradeler sayesinde ilk aldığınız halinden çok daha iyi bir yol tutuşu ve daha süratli bir motorunuz oluyor. Ayrıca bunu sağlamak için yine daha önce bahsettiğim sürüş puanlarını da kullanabiliyorsunuz. |
Yarışlardan sonra oyunda hemen ana menüye dönmüyorsunuz. İsterseniz o yarışın tekrarını izleyebiliyorsunuz. Oyunun bu yönü yine Colin Mcrea Rally’i hatırlattı bana nedense. Eğer beğenirseniz, tekrarı kaydedip sonra izleyebiliyorsunuz. Bu kısmı da biraz zorlarsak Pro Evolution Soccer’a benzetebiliriz sanırım. Ancak bu benzetmenin pek hoş durmadığının farkındayım.

Birkaç paragraf önce oyunun çok fazla sistem istemediğini yazmıştım. Yeri gelmişken oyunun sistem gereksinimlerini de açıklayalım: 1 Ghz işlemci, Windows 98, Windows ME, Windows 2000 ve XP sürümleri, 128 Mb Ram, GeForce 3 ve veya daha üstü bir
| ekran kartı, DirectX uyumlu standart bir ses kartı, 950 Mb boş sabit disk alanı, DirectX 9.0C sürümü yüklü bir bilgisayar ve son olarak da Cd sürücü Biraz da oyundaki sıkıntılardan bahsedelim, oyunda klavyeyle oynuyorsanız, aynı anda basmanız gereken birkaç tuş olacak. Örneğin bir virajı alırken hem “Z” hem de “X” tuşlarına basarak bir yandan virajı düzgün bir şekilde almaya çalışırken, diğer yandan da vites küçültmek için gereken tuşa ve sürücümüzün arkaya doğru eğilmesini sağlayan tuşa basmanız gerekebilir. Haliyle bu kadar çok tuşa birden bastığınızda sistemin kafası karışabiliyor ve bir “bip” sesi işitiyorsunuz bilgisayarınızdan. Grafiklerle ya da seslerle sorun yaşadıysanız, ATI ya da Nvidia’nın çıkardığı son sürücüleri indirmenizin yararı olacaktır. Bu ses kartı için de geçerli. Ancak ben oyunda bu tür bir sorun yaşamadım. Ve bir kez daha yazıyorum ses efektleri, özellikle de motor sesi son derece gerçekçi aktarılmış oyuna, ayrıca yarış esnasında çalan müzik parçalarının mükemmel olmasa da vasatın epeyce bir üstünde olduğunu söylemek gerekir. Buna birazdan değineceğim. Eğer Windows XP kullanıyorsanız dikkat etmeniz gereken birkaç şey var. Onları da belirteyim hemen. Oyunun sahip olduğu kopya koruması nedeniyle olduğunu düşünüyorum bunun. Moto GP 3, Fast-User Switching özelliğini desteklemiyor, eğer oyunu çalıştıramıyorsanız bu yazdığım ve yazacağım şeylere dikkat etmenizde fayda var. Sınırlı kullanıcı hesabına sahipseniz oyunu çalıştıramıyorsunuz. Oyunu yükleyebilmek ve sorunsuz oynayabilmek için administrator access’e yani yönetici haklarına sahip olmalısınız. Şimdi de oyunun çoklu-oyuncu desteğine değinelim. Oyun Lan üzerinden ya da internet üzerinden çoklu-oyuncu destekliyor. Bunun yanında GameSpy Arcade desteği sayesinde canınız her istediğinde yarışmak için rakip bulabiliyorsunuz. Bu sayede (eğer bağlantınız 512 veya üzeriyse) çok zevkli anlar yaşayabilirsiniz. Şimdi de oyunun Grand Theft Auto’ya benzeyen yönüne geçelim. Oyunda kendi dinleyeceğimiz parçayı seçebiliyoruz. Bu adresten ya da bu adresten indireceğiniz küçük programla mp3 ya da wma formatındaki dosyalarınızı, 44100 samples/sec ve stereo olarak kaydedebilir ve bunları “c:\Program Files\THQ\MotoGP URT 3\soundtracks\” içersinde oluşturacağınız yeni bir klasöre atabilirsiniz. Oluşturacağınız dosyaya TrGamer dedik diyelim. Ana menüden Settings -> Sound Settings’i açıp “TrGamer”i seçtiğinizde yarış esnasında çalan müzikler sizin seçtikleriniz olacak. Orijinal Soundtrack’te ise rock ve techno ağırlıklı 19 parça bulunuyor. Oyundaki parçaların isimlerini de yazayım belki meraklıları parçaları bulup dinlemek ister; “Use Da Slicks – Keith Clarke vs Another Day Lost”, “Radio – Logo”, “Mr Gren – The White Noise”, “Apologies – Baseborn”, “All She Said – Hipshott”, “Thinker – Catch 2″, “Monkey Disco – Metric”, “Metro – Metric”, “Ten Thousand Eyes – Hijera”, “Tripitaka’s Theme – Sensha and Snare”, “Kenetix – Sensha and Snare”, “Be With You – Sensha and Snare”, “Deeper and Deeper – Sensha and Snare”, “Over Me- And A Thousand Elephants”, “Preach – The Zico Chain”, “Thought For The Day – The Group Dynamic”, “Geisha Rerun – U-ON”, “Dubadebedoom – Shawn Hargreaves”, “Psynn – Shawn Hargreaves”.
Yazının sonuna gelmişken, şu son birkaç cümleyle kapanışı yapayım. Soğukların bastırmaya başladığı şu günlerde yavaş yavaş evimize tıkılıp kalmışken, 4 tekerlek üzerinde sürat yapmaktan sıkıldıysanız, 2 tekerlek üzerinde gittiğiniz bu motorsiklet oyununu mutlaka deneyin. Şimdiye kadar türünde yapılmış en iyi oyun belki de. Alıp bir denememek gerçekten büyük bir kayıp olacaktır. Bol oyunlu günler. |




